AK Parti Vekillerinin Gülistan Doku Davasındaki Tavırları: İfadeler ve Gelişmeler

Gülistan Doku davasında yaşanan son gelişmeler, TBMM tutanaklarını yeniden gündeme taşıdı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlunu işaret ederek “Babamızın oğlu olsa adaletten kaçamaz” açıklamasıyla başlayan süreçte, iktidar partisinin geçmişte Vali Sonel’e nasıl sahip çıktığı belgelerle ortaya kondu. Meclis tutanaklarında, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Vali hakkındaki iddialar asılsız” şeklindeki savunması ve AK Partili vekillerin “Yeter, her aşk intiharını burada mı konuşacağız?” ifadeleri dikkat çekti.

5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kayıp olan Gülistan Doku’nun soruşturmasında, devletin üst kademelerinden gelen açıklamalar ve atılan adımlar, davanın seyrini değiştirdi. Vali Tuncay Sonel’in tutuklanması, olayda kullandığı makam aracının DNA testi için İstanbul’a gönderilmesi ve Oktay Saral’ın “Maalesef tüm bulgular Vali Tuncay Sonel’in oğlunun cinayeti işlediğini gösteriyor” açıklaması, devletin yıllar sonra faillerle ilgili adımlar atmaya başladığını gösterdi. Ancak Meclis arşivleri, iktidarın bu ihtimali yıllarca reddettiğini ve muhalefeti suçladığını kanıtlıyor.

Muhalefet, Gülistan Doku’nun kayboluşunu toplamda 94 kez Meclis gündemine taşıdı. Bu talepler, CHP, HDP, EMEP ve TİP milletvekilleri tarafından gerçekleştirilmişti. Vekiller, “Katiller korunuyor mu?” ve “Vali neden soruşturulmuyor?” gibi sorular sorarak durumu eleştirdi. Hükümet ise bu sorulara sert ve suçlayıcı cevaplar verdi.

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’e en büyük destek, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan gelmişti. Soylu, muhalefetin eleştirilerine yanıt verirken “Bu konu bizim takibimizde. HDP siyasallaştırmaya çalışıyor. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın adli soruşturmasının takip edildiğini ve Vali Sonel hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu belirlemiştir” ifadelerini kullanmıştı.

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat’ın, Gülistan Doku’nun kaybolmasını araştıran muhalefete “terör” suçlaması yöneltmesi de dikkat çeken bir diğer durum. Eronat, bu durumu basit bir intihar olarak nitelendirerek, “Yeter artık. Her aşk intiharını burada mı konuşacağız?” demişti.

Olayın cinayet olabileceği ve faillerin korunmuş olabileceği iddiaları ise AK Parti sıralarında “provokasyon” olarak nitelendirildi. Denizli Milletvekili Cahit Özkan, “Katillerin kolluk güçleri tarafından korunduğunu iddia etmek… bu cinayete ortak olmaktır; kabul edemeyiz” derken, Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar “HDP’nin yeni bir provokasyonu mu bu?” ifadelerini kullandı.

Gülistan Doku davasında yaşanan bu tartışmalar, geçmişteki “intihar ve provokasyon” söylemlerinin yerini “cinayet ve tutuklama” iddialarına bıraktığını gösteriyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir